Page 27 - Kanyoning Türkiye
P. 27
REŞAT NURİ GÜNTEKİN
İlk aşkı: Tiyatro
Reşat Nuri Güntekin’in bir başka tutkusunun tiyatro
olduğunu pek çokları bilir. Romanlarının bazılarını önce
tiyatro için yazmıştır. Oyunlarında ise eğitimci yönü
ağır basar, eğitim sistemindeki sorunlara eğilir, sosyal
konulara yer verir. Asıl ününü kazandığı “Çalıkuşu”nu
da tiyatro için yazdığını, sonradan romana çevirdiğini
söyler. Türk edebiyatında gerçekçi romana yönelimin
ilk örneklerinden olan bu roman; dili, anlatımdaki
akıcılığı, duyguları harekete geçiren hikâyesiyle bugün
de güncelliğini koruyan bir yapıt olmuştur. “Yaprak
Dökümü”, “Dudaktan Kalbe”, “Akşam Güneşi” ve
“Çalıkuşu” televizyona aktarılmış ve bu sayede yazarın
eserleri daha çok okuyucuyla buluşmuştur. Özel hayatına
bakıldığında çalkantısız bir yaşamı olduğu görülür. 38
yaşındayken Hâdiye Hanım ile evlenir. Duygusal bir
kişiliğe sahip olan Reşat Nuri, çevresindekileri, özellikle Reşat Nuri, 1954 yılında emekli olur. 1956’da tedavi
Hâdiye Hanım’ı zekâsı ve inceliği ile etkiler. Elâ adında için gittiği Londra’da, 67 yaşındayken hayata gözlerini
bir kızları olur. Elâ Güntekin daha sonraları Hergé’nin yumar. Biliyoruz ki Türk edebiyatının unutulmaz, usta
ünlü çizgi romanı “Tenten”i dilimize kazandırmıştır. Elâ kalemi ardında bıraktığı eserleriyle daima yolumuzu
bir hatırasında babasının inceliğinden şöyle bahseder: aydınlatmaya devam edecek, nice yüreklere okuma aşkı
“Bir gün bir haber geldi. Bir yaşlı teyze vefat etmiş. aşılayacak… Belki birçok romanını okuduğunuz Reşat
Bursa’da şeftali bahçeleri var ve babama kalıyor.’Ben Nuri’yi “Olağan İşler” adlı hikâye kitabını okumadan tam
o kadıncağıza ellerimle bir kahve pişirmedim. Hatırını, anlamıyla tanımış olamayacağınızı, yazarın içindeki
gönlünü almadım. Ben şimdi onun mirasını alır mıyım?’ sevimli çocuğu o hikâyelerde bulacağınızı da ayrıca
dedi ve reddetti.”
belirtelim…
25